Mastercard 2026 Vizyonunda Yapay Zekâ Artık Sadece ‘Yanıt’ Vermiyor, Tüketici Adına ‘Karar’ Alıp Alışveriş Yapıyor
ChatGPT’nin hayatımıza girmesinin üzerinden geçen üç yılda, üretken yapay zekâ teknolojileri iş dünyasında ve günlük yaşamda köklü değişikliklere yol açtı. Mastercard Ekonomi Enstitüsü’nün “2026 Ekonomik Görünüm” raporuna ve küresel verilere dayanan analizine göre, yapay zekâ kullanımı artık deneme aşamasını geçerek küresel büyümenin merkezine yerleşiyor.
Mastercard Ekonomi Enstitüsü’nün (MEI) analizlerine göre, yapay zekâ yatırımları ve adaptasyonu küresel ölçekte hız kazanıyor. Rapora göre, ABD’de bilgi işlem ekipmanlarına yapılan yatırımlar, güçlü kurumsal talep ve elverişli vergi uygulamalarının etkisiyle 2025’in ilk yarısında bir önceki yıla göre %20’den fazla artış gösterdi. MEI, 2026 yılında daha derin yapay zekâ entegrasyonunun küresel ekonomik büyümenin temel itici gücü olacağını öngörüyor. Enstitü tarafından geliştirilen ‘AI Enthusiasm Index’ verileri, ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi ile yapay zekâ adaptasyonu arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Endekse göre ABD ve Danimarka gibi gelişmiş ekonomiler zirvede yer alırken; Türkiye, Güney Kore, İtalya ve İspanya gibi ülkeler yapay zekâ benimsenmesinde son dönemde en güçlü ivmeyi yakalayan ve hızla yükselen pazarlar arasında dikkat çekiyor.
Sizin yerinize alışveriş yapan “yapay zekâ asistanları” dönemi başlıyor
Yapay zekâ bugüne kadar verileri tarayıp desenleri ortaya çıkarmakta ustalaşmıştı. Ancak teknolojinin bir sonraki adımı, öğrendiklerini kullanarak “muhakeme yapabilen” ve kullanıcı adına eyleme geçebilen sistemler inşa etmek. “Yapay Zekâ Asistanı” (Agentic AI) olarak adlandırılan bu teknoloji, ticareti yeniden şekillendiriyor.
Eski nesil yapay zekâ, bir seyahat planında sadece uçuş listesini sunarken; yeni nesil yapay zekâ asistanları, kullanıcının zaman, maliyet, koltuk tercihi ve havayolu sadakat puanlarını dikkate alarak en uygun uçuşu seçip rezervasyonu kullanıcı adına tamamlayabiliyor. Üstelik bu tercihleri bir sonraki seyahat için hafızasında tutuyor.
Bu sistemlerin güvenli çalışması, örneğin bir işletmenin yanlışlıkla 300 koli tuvalet kâğıdı sipariş etmesi gibi hataların önüne geçilmesi için sıkı denetim mekanizmaları gerekiyor. Mastercard, bu alandaki güveni tesis etmek amacıyla geçen yıl global ölçekte “Agent Pay” programını başlattı. Program, yapay zekâ asistanları aracılığıyla yapılan ticaretin (agentic commerce) botların müdahalesi olmadan, güvenli raylar üzerinde gerçekleşmesini sağlayan bir kabul çerçevesi sunuyor. 2026 yılında, tek bir görevi yerine getirmek için birlikte çalışan çoklu asistan sistemlerinin (multi-agent systems) yaygınlaşması bekleniyor.
KOBİ’ler ve finansal kapsayıcılık için fırsat eşitliği
Yapay zekâ sadece dev şirketlerin değil, küçük işletmelerin de verimliliğini artırıyor. Microsoft Digital Doors etkinliğinde paylaşılan verilere göre; satış modellerini analiz eden yapay zekâ araçlarını kullanan küçük işletmeler, %50 daha fazla nitelikli potansiyel müşteri (lead) elde ederken, dönüşüm oranlarını %20-30 artırabiliyor. İşletme sahiplerinin %78’i yapay zekânın kendilerine zaman kazandırdığını belirtiyor.
Teknoloji aynı zamanda finansal kapsayıcılık alanında da devrim yaratıyor. Mastercard Kapsayıcı Büyüme Merkezi tarafından desteklenen ve Kolombiya merkezli bir girişim olan Quipu, geleneksel banka hesabı olmayan işletme sahiplerine yapay zekâ destekli mikro krediler sunuyor. Latin Amerika’da işletme sahiplerinin yaklaşık üçte biri kayıt dışı ekonomide yer alıyor ve banka geçmişleri olmadığı için kredi alamıyor. Quipu, yapay zekâyı kullanarak bu girişimcilerin kredi notunu sosyal medya paylaşımları, envanter verileri ve gerçek zamanlı işlemler gibi alternatif veriler üzerinden hesaplıyor. 2021’den bu yana 26.000 girişimciye 5 milyon dolar kredi dağıtıldı.
Siber tehditlere karşı “insan ve yapay zekâ” iş birliği
Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Mastercard tarafından dünya genelinde 13.000 tüketiciyle yapılan bir ankete göre, tüketicilerin bir numaralı korkusu yapay zekâ ile üretilmiş sahte içerikler (deepfake vb.) oldu. Katılımcıların sadece %13’ü bu tür sahte içerikleri ayırt edebileceğine güveniyor.
Siber suçluların yapay zekâ destekli oltalama (phishing) e-postaları ve deepfake videolarıyla daha inandırıcı hale geldiğine dikkat çeken uzmanlar, savunma tarafında da yapay zekânın kritik rol oynadığını belirtiyor. Mastercard uzmanları da dolandırıcıların sürekli değişen yöntemlerine ve artan yaratıcılıklarına dikkat çekerek, yeni dolandırıcılık trendlerinin önüne geçmek için güvenlik çözümlerinin de aralıksız geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre tablonun umut verici tarafı, saldırganların yapay zekâyı çoğunlukla eski dolandırıcılık yöntemlerini modernize etmek için kullanıyor olması. Mastercard ise siber güvenlik alanındaki köklü deneyimi ve yatırımlarıyla, yapay zekâyı savunma ürünlerine entegre ederek tehditlerin bir adım önünde yer alıyor. Dijital ekosistemde güven unsurunu stratejisinin temeline koyan şirket, bu teknolojileri daha erişilebilir kılarak koruma kalkanını genişletiyor. Bu noktada insan faktörü de yadsınamaz bir öneme sahip. Yapay zekâya gerçek hayat bağlamı kazandıran ve yeni kuralları tanımlayan insan zekâsı, teknolojinin etkinliğini artıran en büyük güç olarak öne çıkıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Henüz yorum yapılmamış.